7582 Sayılı Kanunla Yeni Varlık Bildirimi Dönemi Başladı
4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun ile yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilmesine yönelik yeni bir düzenleme hayata geçirildi.
Kanunda "varlık barışı" ifadesi kullanılmasa da, getirilen sistem önceki yıllarda uygulanan varlık barışı düzenlemelerine benzer şekilde, yurt içi ve yurt dışındaki kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasını amaçlıyor. Düzenleme kapsamında bildirilen varlıklar için belirli şartların yerine getirilmesi halinde sınırlı ve koşullu bir vergi koruması da sağlanıyor.
Hangi Varlıklar Bildirilebilecek?
Yeni düzenleme kapsamında;
- Para,
- Altın,
- Döviz,
- Menkul kıymetler,
- Diğer sermaye piyasası araçları,
31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecek.
Düzenleme hem yurt dışında bulunan varlıkları hem de Türkiye'de bulunmasına rağmen işletme kayıtlarında yer almayan varlıkları kapsıyor.
Bildirilen Varlıklar Ne Zamana Kadar Türkiye'ye Getirilecek?
Yurt dışında bulunan varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içerisinde Türkiye'deki banka veya aracı kurum hesaplarına transfer edilmesi gerekiyor.
Fiziki olarak getirilen altın, döviz ve benzeri kıymetlerin ise gümrük beyanı ile tevsik edilmesi şartı aranıyor.
Türkiye'de bulunmasına rağmen işletme kayıtlarında yer almayan varlıklar açısından ise farklı bir uygulama söz konusu. Bu varlıkların, bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması ve bu şekilde tevsik edilmesi gerekiyor.
Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayan kişiler de düzenlemeden yararlanabiliyor. Ancak bu kişiler, yurt dışındaki varlıklarını bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Türkiye'ye getirmek veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurum hesaplarına transfer etmek zorunda. Yurt içinde bulunan ancak kayıt dışı olan varlıkların ise bildirim tarihinde banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekiyor.
Vergi Oranı Kaç Olacak?
Düzenlemede genel vergi oranı %5 olarak belirlendi.
Ancak bildirilen varlıkların belirli yatırım araçlarında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde daha düşük oranlar uygulanacak.
Taahhüde Konu Yatırım Araçları
İndirimli vergi oranlarından yararlanılabilmesi için bildirilen varlıkların;
- Vadeli hesaplarda,
- 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında,
- Girişim sermayesi yatırım fonlarında,
kanunda öngörülen süreler boyunca tutulacağının taahhüt edilmesi gerekiyor.
Taahhüt Süresine Göre Vergi Oranları
| Taahhüt Süresi | Vergi Oranı |
|---|---|
| 5 yıl ve üzeri | %0 |
| 4 yıl | %1 |
| 3 yıl | %2 |
| 2 yıl | %3 |
| 1 yıl | %4 |
| Taahhüt yok | %5 |
Kanuna göre 1 Ocak 2027 tarihinden sonra yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara 0,5 puan ilave edilecek. Cumhurbaşkanının bildirim süresini uzatması halinde ise uzatılan dönemde yapılacak bildirimlerde oranlar toplam 1 puan artırımlı uygulanacak. Bu nedenle erken bildirim yapan mükellefler daha düşük vergi oranlarından yararlanabilecek.
Vergi Nasıl ve Ne Zaman Ödenecek?
Bu kapsamda hesaplanan vergi, mükellef tarafından ayrıca beyan edilmeyecek.
Vergi, bildirimin yapıldığı banka veya aracı kurum tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla bildirim sahibinden peşin olarak tahsil edilecek. Banka veya aracı kurumlar tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15'inci günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine beyan ederek ödeyecek.
Ayrıca indirimli oranlardan yararlanmak amacıyla verilen taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacak.
Vergi İncelemesi Yapılacak mı?
Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, bildirilen varlıklara ilişkin olarak belirli şartlar altında vergi koruması sağlaması.
Ancak bu koruma mutlak değil. Kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi halinde, bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması esası benimseniyor.
Öte yandan başka nedenlerle yürütülen bir vergi incelemesinde matrah farkı tespit edilmesi halinde, bildirilen varlıkların bu farkla ilişkisi ve bildirilen tutarın büyüklüğü önem taşıyor. Kanuna göre mahsup mekanizması yalnızca tespit edilen matrah farkının bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespit edilmesi halinde uygulanabiliyor. Başka bir ifadeyle, bildirilen varlıklarla ilgisi bulunmayan matrah farkları için bu korumadan yararlanılması mümkün değil.
Bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığı tespit edilen matrah farklarında ise bildirilen tutarlar belirli şartlarla mahsup edilebiliyor. Bildirilen tutarın tespit edilen matrah farkını karşılamaması durumunda aradaki fark üzerinden tarhiyat yapılabilecek. Bildirilen varlıklardan bağımsız olarak ortaya çıkan matrah farkları için ise genel hükümler çerçevesinde vergi tarhiyatı uygulanabilecek.
Şartlara Uyulmazsa Ne Olacak?
Kanun, bazı durumlarda koruma hükümlerinin ortadan kalkacağını da düzenliyor.
Özellikle;
- Bildirilen varlıkların süresinde Türkiye'ye getirilmemesi,
- Banka veya aracı kurumlara yatırılmaması,
- Hesaplanan verginin süresinde ödenmemesi,
- Taahhüt edilen yatırım sürelerine uyulmaması,
- Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bildirim yapılması,
halinde vergi koruması uygulanmayabilecek veya kaybedilebilecek.
Yukarıdaki durumların gerçekleşmesi halinde vergi koruması ortadan kalkar. Bununla birlikte, bu durumlarda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın yalnızca gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir. Bu hüküm, mükellefler açısından önemli bir güvence niteliği taşıyor.
İşletme Kayıtlarına Alınabilecek
Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından bildirilen varlıklar işletme kayıtlarına alınabilecek.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler tarafından işletme kayıtlarına alınan varlıklar, pasifte özel fon hesabında izlenecek. Bu fon hesabında yer alan tutarlar sermayeye ilave edilebilir; bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla işletmeden de çekilebilir. Ayrıca söz konusu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde de vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmayacak.
İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler tarafından işletme kayıtlarına alınan varlıklar ise dönem kazancının tespitinde gelir unsuru olarak dikkate alınmayacak. Bu varlıklar, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecek.
Öte yandan bu düzenleme kapsamında ödenen vergiler hiçbir şekilde gider olarak dikkate alınamayacak ve başka vergilerden mahsup edilemeyecek. Ayrıca bildirilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar da vergi matrahının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek.
Bildirimlerde Düzeltme Yapılabilecek mi?
Kanuna göre bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamayacak.
Bu nedenle bildirimlerin eksiksiz ve doğru şekilde hazırlanması önem taşıyor.
Son Başvuru Tarihi
Yeni düzenleme kapsamında bildirimler 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılabilecek.
Cumhurbaşkanına bu süreyi her defasında altı ayı geçmemek üzere toplam bir yıla kadar uzatma yetkisi de verildi.
Kimleri İlgilendiriyor?
Yeni düzenleme özellikle;
- Yurt dışında varlığı bulunan gerçek kişileri,
- Yurt dışında hesap, yatırım veya menkul kıymeti bulunan yatırımcıları,
- İşletme kayıtlarında yer almayan varlıkları bulunan şirketleri,
- Yurt dışındaki varlıklarını Türkiye'ye getirmeyi planlayan mükellefleri,
yakından ilgilendiriyor.
Özellikle şirketler açısından, ödenen verginin gider yazılamaması ve mahsup edilememesi gibi sınırlamaların da dikkate alınması gerekiyor.
Yürürlük Tarihi
Varlık bildirimine ilişkin düzenleme 4 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.