UZMANMUHASEBE
Menü
Haber / Duyuru

Yıllık İzin Hesabında Hafta Tatiline Dikkat

Özet:

Yargıtay’a göre yıllık izne denk gelen hafta tatilleri izin süresinden düşülemez. Resmi Gazete’de yayımlanan kararın detayları haberimizde.

YARGITAY KARARLARI • İŞ HUKUKU

Yargıtay: Yıllık İzin Dönemine Denk Gelen Hafta Tatilleri İzin Süresinden Sayılamaz

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 03.02.2026 tarihli kararı, Resmi Gazete’nin 09.06.2026 tarihli (Sayı: 33275) nüshasında yayımlandı. Kararda, yıllık izin dönemine rastlayan hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceği vurgulandı. Daire, izin dönemlerine rastlayan 4 hafta tatili gününün yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceğini belirterek, işçinin 4 günlük bakiye yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunun kabulü gerektiğini değerlendirdi. Söz konusu karar, HMK 363/2 uyarınca somut davanın sonucuna etkili olmayan “kanun yararına bozma” niteliğinde olup, ilgili işçinin alacağını fiilen değiştirmemekte; hukuka aykırılığı tespit ederek benzer uyuşmazlıklar bakımından uygulamaya yön gösterici nitelik taşımaktadır.

  • İlk Derece Mahkemesi’nin kesinleşen kararı, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz başvurusu üzerine kanun yararına bozuldu.
  • Dava dosyasında yer alan bilgilere göre, işten ayrılan bir çalışan; ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin yanı sıra kullanmadığı yıllık izin ücretlerinin tahsilini talep etti.
  • Yerel mahkeme, işçinin 2 tam yıllık çalışması karşılığında 24 gün yıllık izin hakkı kazandığını, bu izinlerin kullandırıldığını ve bakiye yıllık izin alacağı bulunmadığını değerlendirerek bu talebi reddetti.

Adalet Bakanlığı: Hafta Tatilleri İzin Süresinden Sayılmaz

  • Yerel mahkemenin kesinleşen bu kararına karşı Adalet Bakanlığı, kanun yararına temyiz yoluna başvurdu.
  • Bakanlık, işçinin hizmete esas süresine göre aslında toplam 28 gün ücretli izin hakkı bulunduğunu ve işçinin izne ayrıldığı tarihler arasına denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden düşülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savundu.

Yargıtay, İş Kanunu’ndaki Düzenlemeyi Bir Kez Daha Vurguladı

  • Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (2025/9525 E., 2026/757 K.), 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56/5. maddesindeki düzenlemeyi hatırlattı.
  • İlgili maddede yer alan “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz” hükmü vurgulandı.
  • Daire, dosyadaki izin belgelerine göre 12.03.2018-26.03.2018 ile 01.06.2020-15.06.2020 tarihleri arasında toplam 28 gün izin kullanıldığını, ancak bu dönemlere denk gelen 4 hafta tatili gününün yıllık izin hesabına dahil edilemeyeceğini belirterek, işçinin kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunu değerlendirdi.
  • İş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kullanılmayan yıllık izin süresine ilişkin ücret alacağının, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca son ücret üzerinden hesaplanarak işçiye ödenmesi gerektiği belirtilerek yerel mahkemenin kararı kanun yararına bozuldu.
  • Bozmanın, HMK 363/2 hükmü gereğince kararın sonucuna etkili olmamak üzere verildiği; yani somut davadaki tarafların hukuki durumunu değiştirmeyen, yalnızca benzer uyuşmazlıklarda uygulamaya yön gösterici nitelikte olduğu da kararda açıkça belirtildi.

Kararın İşverenler Açısından Olası Sonuçları

  • Yasal Yükümlülükler: İşten çıkış (fesih) işlemlerindeki tazminat ve izin tahakkuklarının, Kanun’un açık hükümlerine ve Yargıtay’ın vurguladığı hesaplama yöntemlerine uygun yürütülmesi gerekmektedir.
  • Puantaj ve Bordro Yönetimi: Bordro hazırlık süreçlerinde ve puantaj kayıtlarında, yıllık izin blokları içine denk gelen resmi ve hafta tatillerinin manuel hatalara yer vermeden ayrıştırılması önem taşımaktadır.
  • Yazılım ve Otomasyon Uyumu: İnsan kaynakları ve muhasebe otomasyon yazılımlarının arka planındaki veri tabanı mantığında, tatil günlerini izin günlerinden otomatik olarak izole eden algoritmaların ilgili mevzuata uygun şekilde kurgulanması, hatalı izin hesaplamalarından kaynaklanabilecek uyuşmazlık risklerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.